Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 


Yelda ALTUĞ

Cumhuriyetin 50. yılında, küçücük bir bebek olarak, zar zor doğmuşum, "Ölebilir" demişler, ama tutunmuşum. Çocukken bir ara ressam olmak istedim, bir ara polis olmak. Ortaokuldayken voleybolcu olmak istedim, lisedeyken çevre mühendisi. Hiçbiri olmadı; kotuyla- botuyla, elinde tornavida ve kablolarla, sistemlerin tepesinde, arazide, şurada burada koşuşturan bir elektronik mühendisi oldum. Parlayan boncukları, renklerden kırmızıyı, gökkuşağını, güneşi, yıldızları, rüzgârı, dondurmayı, masalları, uçmayı, hayal kurmayı sevdim. Müziği de hep sevdim, şarkıcıları taklit ettim, kartondan gitar yaptım, blok flütümü yan tutup çaldım; ama hiçbir zaman gerçek bir müzik aletini çalabileceğimi hayal etmedim. 2000 yılı, takvimlerdeki o evrensel nirengi noktası, benim yan flütle tanıştığım yıl oldu tesadüfen... Dedim ki o zaman kendi kendime, "40 yaşına geldiğinde 'tüh, keşke o zaman çalmaya başlasaymışım' diye pişman olacağına, bir dene!" Denedim, büyüsüne kapıldım, çok sevdim, bırakamadım. İyi ki denemişim, şimdi Lirik Nefesler de var! Bu grup da büyülü! İnsanın ruhuna öyle iyi geliyor ki! Çalıyorsun, dinliyorsun, düşünüyorsun, yoruluyorsun, heyecanlanıyorsun, kızarıyorsun, paylaşıyorsun, alıyorsun, veriyorsun, öğreniyorsun, seviyorsun, büyüyorsun... Yaşıyorsun, bu çok güzel...


 

 

 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player