Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 


Yasemin (FİRİDİN) ARSLAN

Üç yıl önce tanıştım flütle. Nereden geldi aklıma bu tanışma fikri tam hatırlamıyorum ama çok iyi bir fikirmiş. Flüt çalmaya başladığımda Bilkent Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiydim. O dönemde derslere yetişmeye çalışan birisi için fazladan uğraştı, yorgunluktu flüt çalmayı öğrenmek. Fakat bana çok yük gelmedi, azimle çalıştım. Çünkü flüt ile ilgili her yeni öğrendiğim şey, beni sanki evrenin sırrını öğreniyormuşum gibi heyecanlandırıyordu. Mezun oldum, şimdi çalışıyorum. Ne okul projeleri ayırabildi beni flütten, ne de fazla mesailer. Zaman zaman arkadaşlarım söylendiler, onları bırakıp flüt dersine gittiğim, bu işe çok zaman ayırdığım için. Oysa bu kadar çaba, bana buradan sesimi duyurma fırsatı verdi. Lirik Nefesler'i kurduğumuzda, bu kadar büyüyebileceğimizi bilmiyorduk tabi ki. Zamanla oluşturduk yolumuzu. Baştan beri hep aklımızda bulunan "kendi kendimize çalmayalım, emeğimizden başkaları da yararlansın" düşüncesinin ışığında yol bizi otizme götürdü. Otizm ile tanışmadan önce tedirgin olduğumu itiraf etmeliyim. Otizmli çocukları görünce çok üzülüp, kendimi kötü hissedeceğimi sanmıştım… Hiç de öyle olmadı. İlk kez onların arasında bulununca, bir mutluluk kapladı içimi, yüzüme bir gülümseme yapıştı ve neden üzüleceğimi düşündüğümü anlamadım. İlgiyle izledim onları... Her biri sanki kendine ait ayrı bir dünyada, kendi dünyası ile ahenk içinde yaşıyordu. Bizi o ahenge dahil edecek araç ise müziğimizdi. Müzik başladığında sakinleşmeleri, müziğe eşlik etmeleri ve en çok da, konserimiz sonunda teşekkürleri etkiledi beni. Sözle teşekkürleri, gözle teşekkürleri... Sadece otizm ile tanıştırmadı beni Lirik Nefesler, aynı zamanda kendime olan güveni de geliştirdi. Birilerinin karşısında çalmak, elimin ayağımın titremesine neden olurdu başlarda. Şimdi ise kendimi bir bütün hissediyorum karşımdakilerle, sanki kendime çalıyorum gibi geliyor. Bir başkasıyla birlikte bir eser çalmak, tek başına çalmaktan daha büyük mutluluk veriyor bana. Çünkü bunu yapmak için bir uyuma, aynı duyguda buluşmaya ihtiyacınız var. Bu uyumu yakalamış olmak, bu grubun bir parçası olmak, sevgimizi müziğimiz aracılığı ile başkalarına aktarmak çok keyif ve huzur verici bir şey benim için.


 

 

 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player